11 Haziran 2014 Çarşamba

AFFETMEK BİR KOZMİK UNUTMADIR

Bugün sizlerle yaşamımız boyu bizler için çok önemli olan bir konu hakkında paylaşımda bulunmak istiyorum.Yazıyı bir internet sitesinden okudum ve sizlerle paylaşmanın faydalı olacağını düşündüm. Okuduktan sonra kendinize biraz vakit ayırıp affetmeniz gereknleri bir liste yapın ve ilk adımı atın.

En uzun yolculuk, beynimizden yüreğimize yaptığımız yolculuk... Affetmek bu yolculuğun en kestirme yolu...

Affetmeyi gerektiren her yara, içinde önemli bir dersi barındırır; dersi görebilmek için yarayı yeniden deşerek yüzleşmek zorunda kalsak bile...

Marie Balter adındaki kadının affetmekte zorlanacağı çok şey vardı. Kendisine bile bakmaktan aciz, alkolik bir annenin evlilik dışı dünyaya gelen çocuğuydu. Beş yaşına geldiğinde çocuk bakım yurduna yerleştirildi. Daha sonra bir çift tarafından evlat edinildi.

Sadist çift küçük kızı, evin mahzenine kapayıp, ona sistematik biçimde işkence ediyordu. Çiftin saygın konumu, küçük kızın yaşadıklarını çevreden kolaylıkla gizliyordu.

Marie on yedi yaşına geldiğinde depresyondan felç geçirdi. Kas spazmları ve boğulurcasına astım hastalığı çekiyordu. Halisünasyonlar da gördüğü için doktorlar ona yanlışlıkla şizofreni teşhisi koydu.

Bundan sonraki 17 yılı akıl hastanesinde geçti. Akıl hastanesinde geçen yıllarda umutsuzluk ve çaresizlik içinde kıvranan kız, yemek yiyemiyor, fazla kımıldayamıyor ve intihar etmeyisıkça düşünüyordu.

Otuz dört yaşına geldiğinde doktorlar, Marie'nin durumunu yeniden değerlendirdiler. Onun şizofren olmadığına, ağır depresyon geçirdiğine ve panik atak yaşadığına karar verdiler.

Arkadaşlarının ve kendisini seven bir kaç sağlık görevlisinin yardımıyla, Marie hastaneden çıktı. Artık yaşamını nasıl sürdüreceğine kendisinin karar vermesi gerekiyordu. Terk edilmiş, işkence ve tacize uğramış, otuz dört yılı ziyan olmuş bir kişiydi. Kızgın, öfkeli, umutsuz olmak onun en doğal hakkıydı.

Yaşamının sorumluluğunu üstlenmeden, devlet yardımıyla hayatının sonuna kadar yaşayabilirdi. Ama o bu yolu seçmedi. Marie, üniversiteye girdi ve mezun oldu. Evlendi. Harvard Üniversitesi' nde mastır yaptı. Psikiyatrik hastalarla çalıştı, konferaslar verdi. Biyografisini yazdı. Hayatı film oldu ve televizyonlarda gösterildi. Elli sekiz yaşındayken, on yedi yılını geçirdiği hastaneye yönetici olarak atandı. Associated Press Ajansı, onun yeni görevini haber yaparken, o zaferinin açıklamasını şöyleyaptı:

"Eğer affetmeyi öğrenmeseydim, bir damla bile gelişemezdim. Yaşamım ziyan edilmiş bir yaşam olurdu. Ve bu gün bu hastaneye yönetici olarak dönemezdim."